Algı Yönetiminin Aktörleri

Super User tarafından yazıldı. Aktif . Yayınlanma Uncategorised

 

“Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.
Ruhunuzu satmayın yeter”
Nelson Mandela


Uyaranlarla oluşan algı, uyaranların denetimiyle de yönetilebilir bir nitelik kazanır. Özellikle zamanın hızlı aktığı, görselin zirveye ulaştığı, resmin yazının yerini almaya çalıştığı, insanların habere, bilgiye, enformasyona ulaşmak için neredeyse TV düğmesini bile açmaya üşendiği, onun yerine bildirimlerle “bilgi” gereksinimini karşıladığı ve ulaş(tırıl)an bilgiyle yetinmenin kolaylığına alıştığı kültürlerde, kuşkusuz uyaranların yöneltilmesiyle algının yönetilmesi de kolaylaşır. Hele birde kuramlar biliniyor, kanallar kontrol edilebiliyorsa sorun kendiliğinden çözülür! Tüm bunlara medyanın ekonomi politiğinde yaşanan değişimlerin yanı sıra, kamuoyu önderleri, dijital literatür ifadesiyle sosyal medya fenomenleri de eklendiğinde her şey daha da kolaylaşır kuşkusuz. Bu koşullar ise kamuoyu önderi etkisiyle karşımıza çıkan spin doktorlar üzerinde düşünmeyi, her zamankinden daha da önemli hale gelir. Çünkü halkla ilişkiler perspektifinden spin doktorlar, geleneksel ya da dijital ortamlarda algıya ulaşan uyaranlardır.


Spin Doktor kavramı ilk kez 1984 ‘de New York Times editoryası tarafından Amerika Başkanlık adayları Ronald Reagan ve Mondale’nın televizyon tartışmasının ardından Amerikan politikasının bir jargonu olarak kullanılmaya başlansa da daha sonra Amerikan politikasında basına ve kamuoyuna yapılan açıklamalara eklenen -pozitif ve/veya negatif- yorumları ifade etmek üzere de kullanılır oldu. Andrew Cutler, sözcüğün Washington Post’un yazarı William Safire tarafından 1950’lerin argo sözcüğü “spin a yarn” a (palavra sıkmak- "hikaye anlatmak"- uydurmak) dayandırıldığını dile getirmektedir . Başlangıçta siyasi uygulamalarda seçim faaliyetlerini, seçim vaatlerini, etik kavramı ile ilişkisi açısından ele alan bir anlam yüklenen sözcüğün etimolojisi nereye dayanırsa dayansın, günümüzde spin doktor kavramı algı yönetiminin önemli bir aktörü olarak kara halkla ilişkiler literatüründe karşımızda... Bu bağlamda Halkla İlişkiler ve iletişim stratejilerindeki rolleri ve işlevleri açısından (Herman ve Chomsky’nin “Rıza’nın İmalatı” adlı eserlerinde söz ettikleri Propaganda Modeli bağlamında) filtre işlevi gören uzmanların, spin doktor rolünü başarıyla yerine getirerek, algı yönetim sürecinde önemli işlev üstlendikleri söylenebilir. Filtre işlevi gören uzmanlar, yani algı yönetiminin “bilirkişiler”i çoğu kez hizmet ettikleri amacın farkında olarak, kimi zaman “bilirkişi” olma hazzını duyumsayarak ve bazen biraz da bireysel beklentilerin itici gücüyle, geleceğin inşasında tuğlaların örülmesine katkıda bulunurlar.


Başarının ölçüsünün sahnedeki performans olması, spin doktor rolünü benimseyenlerin performanslarının doruğuna çıkma çabalarını da anlaşır kılar.


Oysa yaşanmış tüm zamanlar daha iyi bir geleceğin; gerçeğin, eşitliğin, sosyal adaletin ve özgür insan iradesinin ürünü olduğunu kanıtlayan örneklerle doludur. O nedenle; gazetecilerin, akademisyenlerin, yazarların, sanatçıların ve tüm aydınların spin doktor rolüne soyunmaları, beklentileri ne olursa olsun hoşgörü ile karşılanabilir bir durum değildir. Sahne ışıklarının ve alkışların cazibesiyle rollerini başarıyla oynama çabası içinde olan spin doktorların etkisiz olacakları toplumların inşası ise, ancak Kant’ın “ödev ahlakı” ile hareket eden, “koşulsuz buyruk” ilkesini benimsemiş, bireysel ve toplumsal beklentilerin ayrımına varmış ve özgürlüğün değerini duyumsamış olanlarla olanaklıdır. Çünkü gelecek, geçmişte olduğu gibi, “Toplum Sözleşmesi”ni imzalayabilenlerin, gerçeği arayanların ve özgürlüğü inşa edenlerin olacak.


10.01.2017

 

 

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela