Sosyal Medyada Reyting Telaşı!

Yayınlanma Güncel

Hiç kuşkusuz sosyal medya bilginin dolaşımında sınırları kaldırmış, yurttaş gazeteciliğine olanak tanımış, iletişimde güç dengelerinin yeniden gözden geçirilmesine neden olmuş ve twitter, facebook, şimdilerde ise periskop vb gibi her gün bir yeni biçimiyle karşılaştığımız kullanım yöntemleriyle erişebilirlik yetisi açısından denetim mekanizmalarının gücünü zayıflatmış, iletişimde müthiş kapılar açmıştır. Ancak diğer taraftan, Neil Postman'ın televizyon için yaptığı yorumlar ışığında bakıldığında sosyal medya, ardıl eğitim sürecine dokunmakta, ayıpları ortadan kaldırabilmekte, işleyiş özelliklerinden kaynaklanan nedenlerle kolaylıkla nefret söylemlerinin cirit attığı ortamlara da dönüşebilmektedir. Bu nedenlerle olsa gerek sosyal medya kullanımını, Katz'ın kullanımlar ve doyumlar kuramı bağlamında her düşündüğümde, beğenilmek, önemsenmek, uzman olduğunu hissetmek gibi duygular kurama derhal eşlik ediyor.

Elektronik ortam insanın doğasını dönüştürür dememiş miydi Marshall Mc Luhan yıllar önce?

Sosyal medya, pek çok iletişim, medya ve psikoloji kuramları açısından incelenebilecek bir sonsuzluk aslında! Gerek Katz'ın medya ile ilişkiler bağlamında geliştirdiği kullanımlar ve doyumlar kuramı, gerekse psikolojiyle doğrudan ilgili Dunning ve Kruger sendromu açısından ele alındığında ise sosyal medya ile kullanıcının dönüşen doğasına ilişkin pek çok varsayım ileri sürülebilir. Örneğin, bireyler bu mecraları kullanabilme becerisi ya da sahip olma ayrıcalığını hissediyor olamazlar mı? Ya da takip edilmeleri hatta takipçilerin sayısının görece daha fazla olması veya beğeni sayısının yüksek olması, bireyin kendisini "lider", "güçlü" ve "otorite" olarak algılamasına neden olabilir mi? Söylemlerinin RT edilmesi, sırasıyla farkındalığı yüksek, bilgisine değer verilen ve onaylanan iletişim kaynağı duygusunu yaşamasına yol açar mı? Tüm bunların sonunda da kendisini önemli hisseden bireyin edindiği yüzeyel bilgi ile bilmediklerinin farkına varmaması söz konusu olamaz mı?

Zira sanal alemde beğen(il)menin, yüzeyel ve sınırlı da olsa bilgiye erişimin kolaylaşmış olması, gözetle(n)menin George Orwell'in bile hayallerinin sınırlarını zorlaması, sanal da olsa gerçek algısıyla ile kurulan ilişkiler, sosyal medyayı Katz'ın kuramıyla buluşturuyor. Çünkü sosyal medyada daha çok insanla iletişim kurabilir ve daha çok "like"lanabilir , bilgiye daha hızlı ulaşabilir, hatta daha da kolay gözetleyebilirsiniz. Böylece Katz'ın kuramı çerçevesinde kullanım amacına bağlı olarak doyum sağlanırken, hızla elde edilen yüzeyel bilgi ise gerçek bilginin değerini unutturur, daha da sorunlusu bilgiye erişmek isteyenlerin onları bilgi sahibi zannederek değer vermesi sendromuna tanık olunur.  Postman'ın "herkes bir gün star olacak" saptamasının ise, kullanıcılar için bir doyum ve deşarj ortamı işlevi gören sosyal medyanın kolaylıkla bireysel deşarj ortamına dönüşebilmesiyle "herkes gazeteci, herkes uzman" öngörüsünde karşılık bulabileceği söylenebilir. Sosyal medyada hızlıca yapılacak niteliksel bir söylem analiziyle bu konudaki ip uçlarına kolayca ulaşılabiliyor.

Sosyal medyayı kullanım amacına bağlı olarak elde edilen doyum, gerçek mi sanal mı bilinmez ama etki ve sonuçları kesinlikle tartışılmaya değer...

08.10.2015

Tags: halkla ilişkiler sosyal medya yurttaş gazeteciliği

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela