Kamu Politikaları ve Davranışsal İçgörünün Kesişim Noktası: Halkla İlişkiler

Yayınlanma Güncel

Gerek komşu dallarla ilişkisi, gerekse hemen her alana uygulanabilir olması gibi nedenlerle Halkla İlişkilerin kavramsallaştırılma ve anlamlandırılma sorunu uzun yıllardır devam ediyor, disipline ve mesleğe ilişkin “algı sorunu” yaşanmasına neden oluyor!
Halkla ilişkiler kimi zaman iş dünyası ile sınırlandırıldı, kimi zaman kapsadığı alanlar ayrı disiplinler olarak algılandı, kimi zaman eleştirel yaklaşım modasından nasibini aldı,kimi zaman ise, sıfır hata payı olan bir meslek olarak sunuldu. Oysa tüm bunlar çoğu zaman disipline holistik bak(a)mama sorununun önemli bir parçasıydı, ancak yine de Halkla İlişkilere “iletişim yönetimi” perspektifinden yaklaşan, disiplini geniş çatısı altındaki farklı uzmanlık alanlarıyla birlikte okumak gerektiğini savunanlar az da olsa her zaman vardı.
Aslında konunun bu kadar karmaşık bir hal alması gerekmezdi. Mesleğin/ disiplinin kurucuları olarak kabul gören isimlerin uygulamalarına,disiplinin tarihsel gelişim sürecine bakmak bile Halkla İlişkilerin gücü, her alana uygulanabilirliği, disiplinlerarasılığı ve iletişimle açığa çıktığı gibi konularda kuşkuya yer bırakmaksızın açıklayıcı niteliğe sahipti . Örneğin, Procter&Gamble’ye 30 yılı aşkın süre hizmet veren Edward Bernays için Halkı Aydınlatma Komitesi, mesleğin gücünü anlamak ve anlatmak için bir fırsattı. 20 yıl danışmanlığını yaptığı United Fruit Company’nin Latin Amerika’da faaliyet gösterme amacını açıklamak için Middle America Information Bureau’yu kurmuş ve çok sayıda lider ve kamuoyu önderleriyle “iletişime” geçmiştir. İlkeler Deklarasyonu ile “Doğru ve Eksiksiz bilgi” kavramını Halkla İlişkilerle buluşturan Ivy Lee ise Rockefeller’ın imajını, “Cimri ihtiyardan yaşlı hayırsever”e çevirirken bugünkü deyişle kişisel markalama ve kriz iletişimiyle ilgileniyor, iletişimi bütünleşik olarak yönetiyordu. “Present Day Russia”yla eleştirilerin odağı haline gelen Lee, bu kez halkla ilişkilerin bir başka boyutunu ortaya koyan örnekle geçmişin sayfalarında yer alıyordu.
Bu yaklaşımla, Halkla İlişkiler tüm bileşenleriyle ve geçmişiyle analiz - sentez edilir, mevcut tüm veriler ışığında geleceğe projeksiyon tutulabilirse kavram yeterince açıktır. O zaman Halkla İlişkiler en açıklayıcı, en kapsamlı ama en kısa tanımla karşımızdadır; “Kurumsal amaçlar üzerine yapılanan stratejik iletişim yönetimi.”
Halkla İlişkiler holistik bir bakış açısı ile ele alındığında, Türkiye’deki ilk örnekler dahi kavramı bu yönüyle açıklamak için yeterli. Nitekim, MEHTAP Projesi, İdari Danışma Merkezi, İdari Reform Danışma Kurulu’nun amaçları ile Nüfus Planlaması genel Müdürlüğü’nün 1960’lı yıllardaki faaliyetleri göz önünde bulundurulduğunda, Halkla İlişkilerin kamu politikalarının güçlenmesine katkı sağlama potansiyeli rahatlıkla görülebilir. Bir adım daha ileri giderek kamunun keşfettiği PR, iş dünyasına sağladığı dikkat çekici katkı ve kamudaki ihmaliyle eleştirilerin muhatabı oldu yorumu yapılabilir. Asıl suç Halkla İlişkilerde miydi, yoksa Halkla ilişkilerin gücünden yararlanan kurumların amacında mıydı? sorusu üzerinde ise pek fazla düşünülmedi. Çoğu kez Halkla İlişkiler disiplinine sadece eleştirel pencereden bakma modasına yenik düşüldü! Oysa ülkelerin gelişmişlik düzeyi ile ilgili göstergeleri de ortaya koyan güvenlik, istihdam, ulaşım, iletişim, nüfus, eğitim, cinsiyet eşitliği, halk sağlığı, kültür, çevre vb. alanlarda yürütülen, tükenen kaynaklarla önemi giderek daha da iyi anlaşılan kamu politikalarının sürdürülebilirliğinde Halkla İlişkiler baş aktör rolünü üstlenebilir.
Kamu politikalarının davranışsal içgörüye dönüşümünde baş aktör rolünü üstlenen Halkla İlişkilerin, söz konusu katkısıyla anlamlandırma sorunu yaşamak bir yana, altın çağına gireceği öngörüsünde bulunulabilir… Ama tek bir koşulla; akademisyenlerin ve sektörün disiplini söz konusu yaklaşımla algılamaları, eğitimin ise bu yönde planlanmasıyla!

21.03.2018

 

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela