Halkla İlişkilerin Algı Sorunu!

Yayınlanma Güncel

Algı sadece uyaranların alınması değil, onların işlenmesi, yorumlanması ve anlamlandırılmasıdır. Bir başka deyişle algı bir yorumlama içermeyen duyumların tersine, uyaranları o güne kadar biriktirdiklerimizle anlamlandırma sürecinin ürünüdür. Algı sonunda oluşan olumlu imajlar da itibarın anahtarıdır.
Halkla ilişkilerin algı sorunu önemli, üstelik sadece bir disiplin ve bir meslek olarak değil, itibar inşasında baş aktör olması nedeniyle de önemli. Ve bu durumda sorumluluk uygulayıcılar, eğitimciler, mezunlar ve halkla ilişkilerin gücünden yararlanmak isteyenler başta olmak üzere halkla ilişkilere dokunanların tümüne aittir.Zira işlevi ve kapsama alanı yeterince anlaşılamamışsa, üretilenler söz konusu sınırlılığın bir yansımasıysa halkla ilişkilerin algı sorunu yaşaması da doğal bir sonuçtur.

Çözüm ise, halkla ilişkilerde publicity’nin eskiden olduğu gibi bugünde çok önemli olduğunu kabul etmekle birlikte, günümüzde halkla ilişkilerin taktiksel değil stratejik olduğunun bilinmesinde ve uygulanmasında yatmaktadır. Çünkü önceki yıllarda sadece konuşma metni ve bülten yazan, etkinlik düzenleyen ve medya yansımaları ile ilgilenen halkla ilişkiler, günümüzde insan kaynakları, pazarlama, kamu ilişkileri, hukuk, finans ve hükümet ilişkilerinde iletişim fonksiyonunun nasıl bir rol oynaması gerektiğine karar vermekte ve biçimlendirmektedir (Jernstedt,61).

Bu gelişimin en somut örneklerini ise global halkla ilişkiler firmalarının uygulamalarında gözlemlemek olanaklı. Örneğin, küresel devlerden Ruder Finn’in portföyünde sadece Fortune 500 şirketleri değil, ticari birlikler, yabancı ülke hükümetleri, eğitim kurumları ve üniversiteler, kar amacı gütmeyen kurumlar da yer almaktadır. Pek çok ülkeden uluslararası kurum ve kuruluşlarla çalışan Ruder Finn’in referansları arasında Dünya Bankası, Beyaz Saray, Birleşmiş Milletler ve pek çok hükümet ajansı ile Federal Merkez Bankası da bulunmakta. Kofi Annan’ın Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri olduğu yıllarda Dünya barışının inşasına katkıda bulunmak amacıyla hemen her dini gelenekten 2.000 Ruhani liderlerin katılımıyla gerçekleştirilen Milenyum Konferansının mimarı da yine Ruder Finn’di (sf.245). Ruder Finn tarafından organize edilen 2.5 günlük konferansın medya yansımalarının yanı sıra, toplantının sonunda barışın inşasında Birleşmiş Milletler’e destek sağlamak için Council of Religious and Spiritual Leaders (Dini ve Ruhani Liderler Konseyi) kurulmuştur. Ama aynı zamanda Ruder Finn’in hizmet verdiği Novartis tarafından kanser tedavisinde kullanılmak üzere üretilen ilaç, FDA tarihinde en hızlı onay alan ilaç olma şansını yakalamıştır (Finn,246).

“Güvenin İnşası” başlıklı makalesinde Golin/Harris International’in CEO’su Rich Jernstedt ise daha stratejik ve daha kapsamlı olduğu gerekçesiyle halkla ilişkilerin iletişim, kurumsal iletişim, kurumsal ilişkiler ve itibar yönetimi gibi kavramlarla tanımlanmasının mesleğe bir katkıda bulunmayacağını dile getirerek, asıl önemli olanın halkla ilişkilerin gücü, etkisi ve kapsama alanın farkına varmak olduğunu ifade etmektedir (Jernstedt,60).

Ülkemize gelince; “yanlış algı” ancak halkla ilişkilere dokunanların onu doğru okuması, anlaması, uygulaması ve anlatmasıyla düzelebilir. Aksi takdirde 1990 lı yıllarda kamerama ilişen "İbişler, Maymunlar,Turnalar ve Halkla İlişkiler" ile  2015 yılında fotoğrafını çektiğim "Halkla İlişkiler, Evrak Kayıt ve Ön Başvuru" yazan yönlendirme tabelalarını görmeye  devam edeceğiz. Ama bir tek farkla; ya “ İbişler, Maymunlar,Turnalar ve Kurumsal iletişim” olarak ya da “İtibar Yönetimi, Evrak Kayıt ve Ön Başvuru” olarak.

Kaynak:
Rich Jernstedt, “The Creation of Trust” Inside the Minds: The Art of Public Relations, Aspatore Books,2002
David Finn, “An Essential Function in a Democratic Society”, Inside the Minds: The Art of Public Relations, Aspatore Books,2002
24.10.2015

Tags: halkla ilişkiler stratejik iletişimi kurumsal ilişkiler kurumsal iletişim itibar yönetimi

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela