Değişimin Yönü!

Yayınlanma Güncel

Değerlerdir insanı ayakta tutan. Sadece insanı mı, ulusları da evrensel dengeyi de. Çünkü değerlerdir tutum ve davranışlarımızı belirleyen, sınırlarımızı çizen ve ölçüt oluşturan. Ve değerlerimizdir bir gruba, bir topluma ait oluşumuzu tanımlayan ya da evrenselliğimizi belirleyen.

Hofstede'in semboller, ritüeller ve kahramanlarla birlikte ele aldığı kültürel bileşen olarak değerler, neyin doğru ya da yanlış, neyin ahlaklı ya da ahlak dışı olduğunu belirlemesi açısından önemlidir. Değerleri somutlaştıran normlar ise, bir arada yaşamanın koşulu olan temel kuralları anlatır.

Postmodern yaklaşımla da baksak, Kant'ın "Dünya Yurttaşlığı" kavramıyla birlikte de düşünsek, varlığı inkar edilemeyen  küreselleşme, bilimsel gerçeklerin yanı sıra evrensel değer ve normları anlamayı gerektirir.

Kuşkusuz bireyler ait oldukları grupların değer ve normlarını öğrenerek ve bunları davranışlarıyla somutlaştırarak söz konusu birlikteliği sürdürürler. Uluslar ise aynen bireyler gibi ulusal değer ve normlarını, evrensel değer ve normlarla buluşturmayı başardıklarında küresel yapı içinde var olabilirler. Sürdürülebilirliğin temel şartı tutarlılık ise değer ve normların varlığı ile olanaklı hale gelir. Bu nedenle yüz yıllara dayanan geleneklerimiz gibi, Cumhuriyetle kazanılan temel değerlerimiz de ancak normlarla korunduğu oranda somutlaşır ve sürdürülebilir. Küresel dünyada varlığımızı ise ancak, Hofstede'in yaklaşımıyla kültürel bileşenlerimize sahip çıkarak koruyabiliriz. Bu  ise, kimliği ön plana çıkarma çabası olarak değil, kendi varlığını kabul etmek ve saygı duymak olarak algılanmalıdır.

Değişime sıra gelince; Winston Churchill'in ifade ettiği gibi "Eğer doğru yöndeyse değişimle ilgili bir sorun yoktur." Ama unutmayalım değişimin yolu, iletişim yönetiminden geçer.

26.02.2014

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela