Dönüyor İşte!

Yayınlanma Güncel

 Her ne kadar yeniliklere karşı bir direnç söz konusu ise de yeniliklerin yayılmasının önlenemez olduğu da bir gerçek. Tarih bu konudaki örneklerle dolu. Belki de küreselleşmenin itici gücü olan iletişim teknolojilerinin gücü burada saklıdır.

İnsanlığın büyük gelişimi de tüm dirence karşın Aydınlanma çağı ile yaşanmadı mı? Monarşiler yeni yönetim anlayışları ile yıkılmadı mı? Eşitlik, Jean Jacques Rousseau'nun Toplum Sözleşmesi'nde en güzel biçimde yaşam bulmadı mı? Descartes, insanın varoluşunun ancak düşünebilmekle gerçekleşebileceğini söylemedi mi? Ya da Sokratik yöntem gelişmedi mi? Kuşkusuz hepsi yaşandı ve de kilise baskısına karşın! Diderot Rahibeyi, Oscar Wilde, Dorian Gray'in portresini yazdı. Dünyanın döndüğünü savunduğu için kilise ile karşı karşıya gelen ve eserini çoğaltmayacağına dair önüne konulan kağıdı imzalamak zorunda kalan Galileo'da, "ne değişti, dönüyor işte" demekten vazgeçmedi. Ahlakın, çoğulculuğun, bilginin değeri uğruna yaşamından olan Sokrates'in ilkeleri, değerinden hiçbir şey kaybetmedi, tersine Sokratik yaklaşım güçlendi, Sokrat iki bin yıldır yaşıyor.

Enigma şifresini çözerek II. Dünya Savaşı'nın iki yıl önce sonlanmasına katkıda bulunan, 14 milyon kişinin yaşamda kalmasını sağlayan Matematik dehası Profesör Alan Turing, 1952 yılında cinsel yönelimi nedeniyle aldığı tedavi cezası sonunda intihar etmiş ve insanlığa sağlayacağı önemli katkıları engellenmiş olsa da, LGBT haklarına ilişkin mücadele de duraklamadı.

Sonuç olarak, tarih ne kadar yeniliğe direnç örnekleriyle doluysa, bir o kadarda yeni düşüncelerin filizlenmesi ile dolu. Çünkü; "İcat çıkarmaları" engellenmeye çalışılan çocukların içinde elektronik aletleri kurcalayanlar her zaman oldu. Zaten insanlık da böyle gelişti.

Bu arada sahillere bırakılan şişeler içindeki kağıt parçalarından, posta güvercinlerine, telgrafa derken twitter'a böyle geldi insanlık.

İşte Fransız sosyolog Gabriel Tarde ile Alman ve Avusturyalı Antropologlar Friedrich Ratzel ve Leo Frobenius tarafından incelenen "Yeniliklerin Yayılması" yaklaşımı, bu nedenle günümüzde her zamankinden daha da önemli. Ve üzerinde çok daha fazla kafa yormayı gerektiriyor.1962'de sosyolog Everett Rogers ise, "YeniliklerinYayılması" adlı kitabında yeniliklerin toplumda benimsenmesini incelemiş ve bir kuram geliştirmiştir. Rogers'ın kuramına göre, bir düşüncenin yayılmasını etkileyen unsurlar, yenilik, iletişim araçları, sosyal sistem ve zamandır.Yani; yenilikler zaman içinde iletişim araçları ile sosyal sistemin içerisinde yayılır ve benimsenir. Bunun içinde bilgi, ikna olma, karar verme, uygulama ve kabullenme aşamalarından geçilir.

Hem yayılma için gerekli olan unsurlar, hem de yayılmanın aşamaları açısından değerlendirildiğinde, sosyal medya inanılmaz hızıyla dikkat çekiyor. Yenilikler çok kısa zamanda yayılıyor artık. Ve insanlar yeniliklere bir dokunuş mesafesindeler. Sosyal medyayı kullanım yaş aralığı yanıltmasın! Çünkü bu kez de sosyal medya çocukları, kendi ailelerinin kamuoyu önderi haline gelerek Lazarsfeld'in iki aşamalı kuramını devreye sokuyorlar. Yani yeni nesil, yeni teknolojiyle sanal değil gerçek yenilikleri yayma rolünü üstleniyor.

Filiz Balta Peltekoğlu

15.03.2015

Tags: Sokrates Alan Tureng LGBT Yeniliklerin Yayılması

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela