Sizce Halkla İlişkiler İyi mi?

Yayınlanma Güncel

Marks'ın o ünlü "Bir şeyin içi ve dışı aynı olsa bilime gerek kalmaz" ifadesi, halkla ilişkiler kavramı ile buluşturulduğunda ne çok çağrışıma neden oluyor. Bir yandan imajın cilasını, tiffany kuramını, günümüzün bunları gerçekleştirmeye hevesli Spin Doctor'ları, Chomsky'nin propaganda kuramındaki filtrelerin medyada boy gösterme yarışlarını, sosyal dönüşümün sevdiği gizemi ve günün ruhuna uygun davranmanın "kazanımlarını" hatırlatıyor, diğer taraftan halkla ilişkilerin bu kavramlara olan mesafesi ise kimlikle örtüşen imajı ve Sokrates'i akıllara getiriyor.

Dostoyevski'nin eserlerinde bir insanın hem iyi hem kötü yönlerinin olabileceğini gördüğümüz gibi kurum ya da kuruluşların amaçları üzerine yapılanan halkla ilişkiler uygulamaları da, iyi ya da kötü olabilir. Çünkü, kurum ya da kuruluşların kültürleri, amaçları, gizli ajandaları, halkla ilişkiler uygulayıcılarının etikle ilişkileri, iletişim uygulamalarının temel belirleyicilerdir. Bu çoklu bakış açısıyla; halkla ilişkiler eylemleri, Boudrillard'ın simulasyon ve simulakrlarını da, Platon'un "Mağara Söylemini" de, Descartes'in günün farklı saatlerinde farklı algılanan kilise kubbesini de akla getirebileceği gibi Sokrates'in binlerce yıldır var olan itibarını da düşündürtebilir.

Zira halkla ilişkiler uygulamalarıyla kadının kısıtlanan hakları, kadının özgürleşmesi olarak sunulabilir, demokrasi yeniden tanımlanabilir, gerçek demokratik anlayışın temel taşı olan katılım sadece oy kullanmakla sınırlandırılabilir, cinsiyet rolleri belirginleşebilir hatta toplumsal dönüşüm söz konusu olduğunda bazı kavramların yeniden tanımlanmasında hiçbir sakınca görülmez. Spin Doktorlar ve filtre görevi gören gönüllüler, heyecanla iş başına geçerler. Böylece dönüşümün karşısında duran düşmanlar yaratılır, yaftalanır ve savaşılması gereken odaklar haline getirilirler. Bu filtre işlevi gören "uzmanlar" sadece geleneksel medya sohbetleri ile değil, her türlü mecrada entegre iletişim kampanyalarının destekçisi de olabilirler. Kitaplar, makaleler yazabilir, televizyon programları hatta diziler üretebilir, twitler atabilir, facebook sayfaları açabilirler. Ancak tüm bunların yanında bir halkla ilişkiler uygulaması, gerçek anlamda kadın haklarının takipçisi olabilir, eğitimin vazgeçilmezliğine odaklanabilir, asıl gerçeklerin yapılandırılması için çaba sarf edebilir, demokrasi, özgürlük, hak, hukuk, iyi- kötü gibi kavramların evrensel tanımlarıyla ilgilenebilir, bir şeyin içini dışarıdan da görünür kılabilir, aydınlığın yolunu açabilir. Kısacası kimlik ve imajı, eylem ve söylem birlikteliğini destekleyebilir, kültürel bileşenlerin (ulusal kahramanlar, ritüeller, semboller ve değerlerin) yok edilmesi değil, tersine korunmasına ve olayların neden ve sonuç ilişkisi içerisinde kendi bağlamında anlatılmasına hizmet edebilir. Öyleyse söz konusu olan, iletişimin iyi ya da kötü amaçlar veya gizli ajanda için yönetilmesidir.

Eğer filtreler ve spin doctor'lar iş başında değilse, duyulan ses de çoğunluk yerine çoğulculuğun bir yankısıysa, çaba, ortak zemin yakalama ve demokratik katılımsa endişelenmenin gereği yoktur. Ama aksi durumda; yeni bir gerçeğin inşası başlamış, iç ve dış farklılaş(tırıl)mış demektir.

O nedenle; her konuda olduğu gibi halkla ilişkiler kavramını da doğru değerlendirebilmek ve ona haksızlık etmemek için, halkla ilişkileri tüm yönleriyle okuyabilmek, bu alanda çalışanları ise mutlaka Sokrates'le tanıştırmak gerekir.

Çünkü konu sadece işletmelerin imajı ve tüketimle ilgili değil, toplumların da inşası ve devamı ile ilgilidir.

08.05.2015

Tags: halkla ilişkiler spin doctor Hofstede imaj

 

Özgürlük için gökyüzünü satın almanıza gerek yok.

Ruhunuzu satmayın yeter.

 

Nelson Mandela